ÖNEMLİ HORMONLAR PDF Yazdır e-Posta

 

            

                

                 YAŞAM ENERJİMİZİ ETKİLEYEN HORMONLAR

1.     Kortizol hormonu: Stres ve yorgunluğu en çok etkileyen hormondur. Sabah uyandığımızda artar ve gün içinde bize enerji verir. Gece düşer ve uykusuzluğa neden olur. Eksikliğinde yorgunluğumuzun kronikleşmesine sebep olur.

2.      Tiroit hormonu: Tiroit hormonunun azlığı veya çokluğu sıkıntı, depresyon, huzursuzluk, ilgisizlik, kötümserlik ve mutsuzluğa neden olur.

3.     Östrojen: Vücudun güvenlikçisidir. Adet dönemi öncesi kadınların çikolata ve diğer tatlı, şekerli yiyecekleri yemek istemesinin nedeni, östrojen hormonunun vücutta azalmasıdır. Fiziksel ve ruhsal sıkıntılara girmek östrojen hormonunun azlığından kaynaklanır. Kadınların regl döneminde rol oynayan en önemli hormondur. Östrojen eksikliği olursa kadın erken menopoza girebilir. Bu durumda sıcak basmaları, terlemeler ve psikolojik dengesizlikler yaşanabilir. Östrojen fazlalığında ise yumurtalık faaliyetleri bozulur.

4.      Melatonin: Hücreleri hızla yeniler. Melatonin özellikle geceleri üretilip, bizi uykuya hazırlar. Melatoninin; kişiyi Alzheimer, kalp krizi ve göğüs kanserinden koruduğu iddia ediliyor. Melatonin, hücre yenilenmesini hızlandırıyor. Ancak melatonin aynı zamanda baş ağrısına ve depresyona da yol açabiliyor.

5.     Progesteron: Gergin bir cilt için gereklidir. Vücuttan su atılımını artırır ve damar yapılarının güçlülüğüne katkıda bulunur.

6.     Açlık ve tokluk hormonu: Kalitesiz uyku ve uykusuzluk, kanda iştahı bastıran bir protein olan leptini düşürüyor, iştah arttıran grehlin maddesini ise yükseltiyor. Karbonhidrat yeme isteği duyduğumuzda da açlık hormonu grehlin artıyor ve tokluk hormonu leptin etkisiz hale geliyor.

7.     Serotonin: 'Mutluluk hormonu' olarak tanınan serotonin hormonunun azlığı sinir, yeme bozuklukları ve uykusuzluğa neden olabilir. Serotonin hormonu yükseldiğinde; moral ve enerji yükselir. Rahat uyku uyuruz, iştahımız azalır, ruh sağlığımız düzelir. Düşük serotonin ise sinirli, huzursuz ve depresif ruh hallerine neden oluyor, iştahı bozuyor, obezite veya anoreksiya, bulimia nevroza gibi yeme bozukluklarına yol açıyor.
* Serotonini vucud kendisi üretir. Ancak, serotonin üretimini destekleyen besinler tüketilerek vücudun serotonin üretmesine katkı sağlanmalıdır.
* Serotoninle insan vücudundaki enerji arasındaki ilişki, karşılıklıdır. Açlık, yorgunluk, stres, yemek ve ilaçların da serotonin düzeyini düşürdüğü tespit edilmiştir.
* Beyindeki serotonin eksikliği depresyona yol açabilir, iştahı bozar ve obezite, anoreksiya ve bulimia nevroza gibi diğer yeme bozukluklarına ve uykusuzluğa neden olabilir. Düşük serotonin sinirli, huzursuz yapar ve depresif ruh haline sokar.

*Serotonin yükseldiğinde veya yeterli olduğunda ise; moraliniz yüksek olur, rahat uyku uyursunuz, iştahınız azalır ve enerjiniz artar. Mesela migren atağından önce vücuttaki serotonin düzeyi yüksek olmakta, atak geçtikten sonra da düşmektedir. Ayrıca kalp krizi geçirmiş birçok hastanın depresif olduğu tespit edilmiştir.

* Serotoninin en önemli etkisi, bağışıklık sisteminde oluyor. Örneğin, eksik alındığı için depolanmayan protein ya da vitaminler savunma sisteminin iflas etmesine yol açıyor. Alınmayan gıdalar yüzünden savunma sistemi zayıflıyor ve vücut hastalıklara açık hale geliyor.

Serotonini, dolayısıyla bağışıklık sistemini yükseltmek için yapılacaklar:
* Çay, kahve ve kafeinli içeceklerden uzak durun.
* Karbonhidratlı gıdalar, serotonini yükseltse de uzun dönemde kilo artışına sebep olabilir. Bu yüzden bol tahıllı olanları, kepekli, çavdarlı ekmekleri, kepekli makarnayı veya bulguru tercih edin.
* B grubu vitaminleri, demir, çinko ve magnezyum takviyesi almaya çalışın.
* Yemeklerde deniz tuzu kullanmak ve bol su içmek de ruh halinizi düzeltmek için gerekli olan mineralleri almanızı sağlar.
* Hindi, yumurta, badem, tavuk, soya, süt, keçi peyniri, mandalina, muz, kakao ve fıstık yemeyi ihmal etmeyin.

Kaynak:Esra Tüzün, Turkuvaz Grubu

 

 

Anasayfa

Resim Galerisi

Free template 'Colorfall' by [ Anch ] Gorsk.net Studio. Please, don't remove this hidden copyleft!